SOCIAL MEDIA

Love List

6 Temmuz 2018 Cuma

BİR KLASİK ARABA FESTİVALİNİN ARDINDAN...


Geçen hafta sonu  Türkiye'de ilk defa düzenlenen klasik araba festivaline katıldım.
Ve bugün ki yazımda da sizlere bu festivalde aşık olduğum arabaları paylaşacağım.
Umarım siz de benim gibi bu arabaları sever hatta aşık olursunuz.

Bir klasik arabaya sahip olmak benim en büyük hayallerimden biridir.
Arabalardan hiç anlamam rağmen.
Teknik bilgim bu konuda nerede ise hiç yok.
Ama iş klasik araba denince orada bende akan sular duruyor.
Umarım bir gün, klasik araman başlıklı bir yazıyı sizlerle paylaşırım.

Fotoğraflara dünyanın kabul edilen ilk otomobili ile başlıyorum.
Motor ne kadar küçük dikkat ettiniz mi?





Böyle bir araba, en büyük hayalim.
Boynumda uçuşan bir fular ile birlikte yolda olmak. 
Düşüncesi bile beni mutlu ediyor.



Şimdi bu arabalara aşık olunmaz mı?



Bu kadar klasik arabanın içinde bir klasik motosiklet olmasa olmazdı değil mi?


Kim bu pembe güzelliğe hayır diyebilir ki.




Benim fuarda ki favorim bu karpuz kamyoneti oldu.
Rengine, desenine bayıldım.
Hele bu sıcak günlerde bir bu araba ile karpuz satsam...
Ne güzel olurdu. 

Ama esas olan kamyonu motoru , çok ama çok şeker değil  mi?


Bir klasik araba festivalini, keşke benim olsa diye diye bitirdim.
Gözlerim ve yüreğim arkada kalarak.

Umarım bir gün burada sizlere kendi klasik arabamı paylaşırım diyerek, sizlere sevgilerimi yolluyorum.
Bir klasik arabanın içinden .

Devamını oku

28 Mart 2018 Çarşamba

Venedik Maske Festivali 2018 ...


Zamanın birinde bir ülkede kara ölüm denilen bir hastalık ortaya çıkmış.
İnsanlara farelerden geçen bulaşıcı bir hastalıkmış.
Farelerin çok olduğu  yerlerden, yani limanı olan yerlerden yayılmış şimdi Avrupa diye adlandırdığımız coğrafyanın her yerine.
Çok insan ölmüş.
Çok insanda da geçmeyen yaralar olmuş yüzünde, vücudunda.


İşte böyle bir liman kenti olan Venedik'te nasibini almış bu kara ölümden.
Çok insanını kaybetmiş, bir o kadarı da hayatının sonuna kadar bu hastalığın izi olan yaraları taşımış üzerinde.



İşte bu yaralarını saklamak yüzlerinde ki yaraları gizleyen maskelerden yardım almışlar.
İlk önceleri bu maskeler sadeymiş. 
Ama daha sonra aristrokasinin etkisi ile çeşitlenip, süslenmiş.
Hatta zamanla bu maskelerin festivali bile olmuş.

Benim bildiğim hali ile hikaye böyle başlıyor.


İşte benim bugün ki blog paylaşımım bu hikayenin geçtiği yer olan  Venedik Maske Festivalinden ...


Festivalden ilginç bulduğum bir kaç fotoğrafı paylaşacağım sizlerle.



Bunlarda benim Venedik' te oturan akrabalarım galiba diyerek bu gün ki paylaşımı bitiriyorum.

Bu arada ufak bir not, fotoğraflar benim İSMEK ' ten Kostum Tasarım öğretmenim olan Yasemin B. aittir.
Kendisine  kucak dolusu sevgilerimi yolluyorum.
💖

Sevgiler...

Devamını oku